“20 yaşında genç delikanlı otobüsün camından bakarken birden bağırdı:

— Baba; arabalar, arabaları görüyor musun, bizle geliyorlar.

Babası gülümsedi ve mutlulukla saçını okşadı.

Genç, bir süre daha dışarıyı izledi ve sonra yine bağırdı:

— Bulutlar baba, bulutlar harika…

Baba gülümseyerek oğlunu izledi.

— Baba ağaçlar dedi aniden delikanlı. Onlar hep geride kalıyor, dedi.

Arkada oturan yaşlı adam, bu bağrışmalardan rahatsız olmuş olacak ki; babanın omzuna dokundu:

— Beyefendi, oğlunuzu iyi bir doktora götürmelisiniz. Problemi var herhalde.

Baba geriye dönerek:

— O zaten iyi bir doktordan geliyor. Oğlum, doğuştan kördü ve ameliyat sonrası gözleri açıldı, dedi…

Herkesin bir hikâyesi var. Ne çabuk yargılıyoruz insanları ve ne çabuk tanılar koyuyoruz değil mi? O kadar hızlı kararlar veriyoruz ki, insanların yaşadığı hikâyeler bizim için pek önemli olmuyor.”

Fatih Çağala

Yorumlar

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.